Search
  • Admin

Embodied Parenting: Ebeveynler için İzleyen Dönem


Son bir senedir üzerinde yoğun olarak çalıştığım “Embodied Parenting” konusu üzerine bir çok atölye çalışması yaptım. Çocuklarının ve kendilerinin gelişimlerine önem veren anneler ile tanıştım. Onların ergen çocukları ile yaptıkları dönüşümsel yolculuklarına eşlik ettim. Gördüm ki; lise çağında çocuğu olan annelerin, ergen çocuklarına destek olma arzusunun ötesinde, kendi hayatlar için de desteğe ihtiyaçları var. Üst üste gördüğüm çeşitli örneklerden yaptığım çıkarımları, “cultivating presence” metodolojimle bir araya getirdiğim zaman, aşağıda paylaştığım metin ortaya çıktı.

Hayatlarının benzer dönemlerine girmiş kadınlara, kendilerini çözümlemede yardımcı olması dileğimle...

Çocuklar üniversite seçim aşamasına vardıklarında, anneler de yeni bir eşiğe gelirler. Aile ve toplumun beklentilerini karşılamaya yönelik çaba harcayan, bakım sağlayıcı figürler olmaktan; hayallerini duymaya başlayan ve özlemlerinin çağrısına yönelen kadınlara dönüşürler.

Ergenliğe geçiş yapan çocuklarına ayakları üzerinde durma konusunda destek olan anneler, bir diğer yandan da kendi geleceklerini düşünmeye başlarlar. Tatmin edici bir hayat yaşama sorunsalı gündemlerine girer. Yaşamlarının bu aşamasında, içinde bulundukları güne kadar kazandıkları etiket taşıyan başarıların, mutluluk getirmediğinin farkına varmışlardır. Ancak pek çoğu, bundan sonra neyin mutluluk getireceğini bilememenin zorluğunu yaşar.

"Olgun Yetişkinlik" olarak tanımlanan bu dönemde, bireyler tatmini yakın ilişkilerde deneyimlenen samimiyette, benzer bakış açılarına sahip topluluklar ile kurulan aidiyet duygularında ve anlam taşıyan bir uğraşta veya işte bulurlar. Bu tatmini yaşadıklarında da, odaklarını çocuklarından kendilerine döndürürler. Çocukları için endişelenip onların her ihtiyacını önden tahmin edip, hayatını organize etmek ve kolaylaştırmaktan; ergenin talep ettiği desteği, talep ettiği zaman vermeye geçebilirler. İhtiyaç karşılayan ebeveynden, talep üzerine destek veren ebeveyne geçiş; bağımlılık üzerine kurulu bir ilişkinin, bağlılığa dayalı bir ilişkiye dönüşmesine yardımcı olur.

"Olgun Yetişkinlik" döneminde doygun bir yaşama sahip olmak üzere harekete geçmiş birey, geçmişten gelen gelişimsel yaralardan veya çevrenin etkisi ile edinilmiş ve artık işlevsel olmayan inançlardan dolayı, bu süreçte iç engeller ile karşılaşabilir. Bu iç engeller, bireyin yaşamında "eksiklik"/"tatminsizlik" olarak deneyimlenebilir; bakım verme, yakınlık, sosyallik, keşfetme arzusu, enerji regülasyonu, cinsellik, oyun ve eğlence alanlarında problem olarak ortaya çıkabilir.

Bu durumda, bireyin, kendini gerçekleştirmesinin önündeki engelleri ortadan kaldırabilmesi için, adeta toprağın verimliliğini sağlamaya çalışan bir bahçıvan gibi kendi iç dünyasına yönelmesi gerekir.

Yaşamının doygunluğunu engelleyen inanışları adeta ayrık otlarını temizler gibi sökmesi; geçmişten taşınmış ve üstü örtülmüş duygusal incinmelerin farkındalığına varması ve içten gelen şefkat ile dönüştürülmesi - diğer bir anlamda toprağı sürmesi - gerekir. Bu şekilde birey, kendi içsel potansiyelinin ve iç cevherinin ortaya çıkmasını sağlar ve tatmin edici bir yaşam sürmeyi kendisi için mümkün kılar.


25 views
  • Beyaz Instagram Simge
  • Facebook - Beyaz Çember
  • White LinkedIn Icon