Search
  • Vivi Soryano

Pandemi Yorgunluğu

Updated: Oct 30

Pandemi süreci uzadıkça hem çevremdekilerin hem de danışanlarımın yorgunluklarının arttığını gözlemliyorum. İlk günlerde deneyimlenen korku ve güvenlik arayışları yerini tükenmişliğe bıraktı.


New York Times'da Pandemi Yorgunluğu tanımını kullanan yazı, pandemi uzadıkça farklı ülkelerdeki bireylerin ortak deneyiminin bitkinlik ve duygusal yıpranma olduğunu aktarıyor. Bireylerin, hedeflerine ulaşamamaktan ve engellere çarpmaktan ileri gelen asabiyetinin arttığını ifade ediyor. Alkol tüketiminin yüzde 23 arttığını ve madde tüketiminden ölümlerin de geçmiş senelere oranla arttığını raporluyor.

Bütün dünyayı kapsayan Pandemi Yorgunluğu, algılanan tehlike karşısında sinir sistemimizin bir reaksiyonudur. Pandeminin ilk dönemlerinde bu reaksiyon, endişe ve korku olarak kendini gösterirken tehlike hala devam ettiğinden sinir sistemimiz çökme reaksiyonları veriyor. Beden, metabolizmasını yavaşlatıp, hayvanlar aleminde ölü taklidi yapma denilen biyolojik duruma giriyor. Bu sayede av olma durumunda yaşanacak acıyı daha az hissetmek mümkün oluyor. Ayrıca avlamış olan hayvan, avının hareketsiz olduğunu görünce avına karşı ilgisini kaybedebiliyor. Bu sayede av olan, bir anda gücünü toplayıp can havli ile kaçabiliyor.

Pandemi Yorgunluğu yaşayan bizler için, çöküntü ve bezginlik yaşadığımız durumlarda kendimize şefkat ile yaklaşıp, içimizdeki hareket gücünü devreye sokmaya yönelmemiz gerek. Ve sonra can havli ile devreye giren aşırı uyarılma halini nefes ve merkezlenme yöntemleri ile sakinleştirmeye geçmemiz gerek. Bu konuda daha ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz, sizlerle daha önce paylaştığım Merkezinde Olmanın Gücü ve Kendi Merkezinde Olmanın Biyolojisi: Vagal Tonu Geliştirmek isimli yazılarıma göz atabilirsiniz.

Bir yandan bedenin stres reaksiyonlarını bu şekilde rahatlatırken; diğer yandan da hedeflerine ulaşamamaktan ve engellere çarpmaktan ileri gelen asabiyet ortaya çıktığında kendimize nasıl yaklaşacağımızı değerlendirmek gerek. Bu asabiyet adeta oyuncağı elinden alındığı için tepinen bir çocuk gibidir.

O zaman, içimizdeki "Kendine gel" şeklinde uyaran buyurgan ebeveyni susturup, olgun ebeveyn ile yol almak gerekir. Her olgun ebeveyn, tepinen çocuğun sakinleşmesine yardımcı olmanın, sabır ve şefkat ile çocuğun yanında durmakla mümkün olduğunu bilir. O sırada mantık yoktur. Sadece tetiklenmiş ve huysuzlanmış içsel bebek/çocuk vardır. Ve ebeveyn olarak, o içsel bebek/çocuk'un yanında durup alan verdikçe, yani duygusal olarak eşlik ettikçe, tepinme gevşer ve içsel ihtiyaç kendini gösterir. Bunlar ya tutulma isteği ya duygusal beslenme ihtiyacı ya oyun oynamak özlemi ya da özgür olmak arzusu olabilir.

Kendini gerçekleştirme sürecinde olan her birey, bu tepinen içsel çocuk ve pek çok çocuksu parçası ile çalışmak durumundadır. Psikospiritüel olgunluk yolunda ilerlerken, direksiyonu ele almış olan tepinen içsel çocuk, her şeye muktedir olan büyülü çocuk, çaresiz zavallı çocuk gibi parçaların yerine özgün varoluşun hayatı yönlendirmesine alan açarız…

Sizin için de bu pandemi sürecinin buna vesile olmasını dilerim...

60 views
  • Instagram
  • Facebook
  • LinkedIn