Search

Embodied Parenting: Beden Odaklı Ebeveynlik

Updated: Apr 17


Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları

Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.

Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur.

Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.

-Halil Cibran


Resim: Hong Ji-young


Ebeveynlik nelerden etkilenir?

Hepimiz ebeveynliği, büyüme sürecimize eşlik eden bakım verenlerden öğreniyoruz. Gelişim yolculuğuna bebekler olarak başlayan bizlerde, öğrenmenin bir kısmı konuşma öncesi aşamada, yani bedensel olarak gerçekleşir. Ebeveynliği zihin-beden perspektifinden içselleştiririz ve bunu somutlaştırarak çocuklarımıza sunarız. Ebeveynlik şeklimiz, kuşaklar arası çocuk yetiştirme kalıplarının yanı sıra deneyimlediğimiz ve içselleştirdiğimiz diğer bakım ilişkilerinden (teyze, büyükanne ve büyükbaba, dadı gibi) de etkilenir.


Günümüzde materyal başarılara ek olarak; farkındalık, iyilik hali ve kendini gerçekleştirme gibi "Varoluş" yolları, yeni ortaya çıkan sistemlerin temel değerleri haline geliyor. Çağımızın yeni değerlerinden dolayı kültürdeki bu değişiklik nedeniyle, çocuğun hayatta kalmasına ve başarılı olmasına odaklı, geleneksel ebeveynlik kültürü de değişime uğruyor. Çocuklarından, onların iyiliği pahasına, dünyevi başarıların zaferini bekleyen ebeveynler; çocuğun yaratıcılık, irade, şefkat, neşe, sevgi, cesaret gibi değerlerle kendi ‘Özünü’ geliştirmesini sağlayacak olan otantik ilişkiyi tehlikeye atabiliyor.


Öz Bilgeliğe Dayalı Ebeveynlik Nedir?

Embodied Parenting, kararlarımızı geçmişe dayalı yargılarla gölgelemeden, ‘mevcut duruma’ cevap vermek olarak tanımlanabilir. Bu ebeveynlik biçimi, varoluşa ve bilinçli farkındalığa dayanır. Diğer bir deyişle; çocuğun gelişmesi için gerekli ortamı sağlamayan otomatik ebeveynlik davranışlarına (azarlama, eleştirme, küçümseme, itme, aşırı koruma, mükemmeliyetçilik veya ihmal alışkanlıkları) dair bir bilinç gerektirir.


Önceki nesillerin aktardığı bu alışkanlıklar, çocuk yetiştirme ve eğitim sistemimizde halen mevcut. Bunları değiştirmek için, bahsi geçen işlevsiz davranış kalıplarının kaynağı olan olduğu travma üzerinde çalışmamız gerekiyor. Böylece, bu otomatik ebeveynlik yanıtlarının altında yatan acının farkına varabiliriz.


Ebeveyn-Çocuk İlişkisinin Önemi

Değişmekte olan çocuk yetiştirme kültürü, Kişilerarası Nörobiyoloji alanında yapılan kapsamlı araştırmalardan edinilen, ebeveyn-çocuk ilişkilerinin önemini ortaya koyan bilgilerden de etkileniyor. Bu alanda Dan Siegel, Steven Porges ve Allen Shore gibi önde gelen araştırmacılar, ebeveyn figürleriyle olan erken dönem ilişkilerinin beyin yapısını etkileyebileceğini ileri sürdüler. Alan Sroufe'nin araştırmasına göre ebeveynlerine güvenli bağlanan çocukların, yetişkinlikte daha dayanıklı olabiliyorlar; yani hayatın kaçınılmaz stresleri ve aksaklıklarıyla başa çıkma ve bunlardan kurtulma yetenekleri daha yüksek. Söz konusu stres toleransı; değişkenliğin, belirsizliğin ve karmaşanın norm olduğu çağımızda en çok ihtiyaç duyulan özelliklerden.


Öz Bilgeliğe Dayalı Ebeveynlik, çocuğumuza nasıl ebeveynlik yapacağınızla ilgili bir kılavuz sunmak yerine beden-zihin bilgeliğine dayanır. Nörobiyolojik araştırmalar, sinir sisteminin nasıl çalıştığı ve beden odaklı bir ebeveynin, evladının gelişmesi ve stres toleransını yükseltmek noktasında nasıl destekleyebileceği konusunda bizi bilgilendirir. Öz Bilgeliğe Dayalı Ebeveynlik ile kendi ‘öz’ümüzle temas kurabilir, çocuklarımıza ise kendi potansiyellerini gerçekleştirmeleri ve içsel mutluluğa odaklı bir yaşam kurmaları için destek olabiliriz.


“Öz” Neden Önemli?

Öz Bilgeliğe Dayalı Ebeveynlik’in temel özelliklerinden biri “merkezinde olmak”tır. Öz’üyle temasta olan ve merkezinde olmayı tecrübe eden ebeveyn, sinir sistemini tanır ve ne zaman tetiklendiğini fark edebilir. Sinir sistemlerinde fırtınalar estiren hayatta kalma enerjisinden bunaldığında, ‘Kaç’ veya ‘Savaş’ tepkisi vermek yerine, kendini düzenleyebilir, böylece çocuklarına içsel bilgelikle karşılık verebilir ve çocukları ile birlikte düzenleyebilirler. Co-regülasyon sayesinde çocuklarının sinir sisteminin gelişmesine yardımcı olur; güvenli bir alan yaratarak çocuğun strese dayanıklılık geliştirmesi ve kendini gerçekleştirmesi için ona alan açabilirler.


Kendi özüyle bağlantıda olan ebeveynlerde, o an için en "optimal" yanıt varoluş deneyimi ile ortaya çıkar. İçsel bilgelik şeklinde, tabandan tepeye doğru üretilir. Bu içsel bilgeliği ortaya koyabildiğimiz vakit, çocuklarımız da aynı frekansa gelebilir, kendi varoluşları ile temas kurmayı öğrenebilirler.


Bu otantik ilişki sayesinde, temel güven artırılır. Dolayısıyla yavrularımız, hayatta gelişmek için gerekenlere sahip olduklarına güvenerek, özgüven ve dirençlilik geliştirebilir. Yaşamlarını ayakları üzerinde sağlam durarak, fonksiyonel olabilir ve kendini gerçekleştirebilirler. Kısacası, en uygun şartlarda gelişirler!


8 views0 comments

Recent Posts

See All
  • Instagram
  • Facebook
  • LinkedIn